Vergi Planlaması Nedir?
Faaliyette bulunan veya bulunacak işletmeler ile kâr amacı olsun veya olmasın belirli bir faaliyette bulunacak gerçek kişi ve kurumlar ile diğer teşekküller, icra edecekleri faaliyetin vergisel yönlerini öncelikli olarak düşünmelidirler. Öyle ki diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de ciddi bir vergi yükü mevcuttur. Pek çok konu üzerine yine çok sayıda vergi türü için vergiye muhatap kalınması normaldir. Zira vergiler isteğe bağlı değil, şartlar mevcutsa devletler tarafından zorla alınmaktadır. Çeşitli ve yüksek oranda vergiler, yürütülecek faaliyetler için fazlasıyla önemli bir maliyet olarak müteşebbislerin karşısına çıkacaktır. Bu anlamda; gerek mevcut faaliyetlerin vergisel yükümlülüklerinin ve gerekse gerçekleştirilmesi planlanan yatırımların beraberinde getireceği vergisel yükümlülüklerin önceden bilinmesi karar verici durumunda olanların kararlarını etkileyecektir. Özellikle yapılması planlanan faaliyetten önce bunun iyi tespit edilmesi önem arz etmektedir. Şöyle ki; planlanmamış vergi yükümlülükleri yatırım sonrasında işletmelerin nakit akışının bozulmasına, karlılıklarını kaybetmesine ve hatta yatırımların tamamen durdurulmasına neden olabilmekte, telafisi zor zararlar ortaya çıkarabilmektedir. Yine mükellef olunmayacağı düşüncesiyle ya da hatalı yönlendirilmeyle kurulan yapılar ile dernek ve vakıf gibi teşekküller, sonradan mükellefiyet tesis edilmesi ve geriye dönük vergi tarhiyatları ile karşılaşabilmektedir.
Bu açıklamalar çerçevesinde; literatürde pek çok farklı tanımı olsa da işaret edilen vergi planlaması, mükelleflerin icra ettikleri faaliyetleri için üstlenmeleri gereken vergisel yükümlülüklerin öncelikli olarak tespit edilerek hesaplanması, sonrasında ise yasal sınırlar içerisinde olmak üzere, yine yasaların öngördüğü bazı şarta bağlı istisna ve muafiyet gibi ya da seçimlik hakların doğru kullanılması gibi etkenleri göz önünde bulundurarak toplamda mükellef olunacak ve/ veya yüklenilecek vergilerin mükellefler yönünden en aza indirilmesi, bu suretle mükelleflerin maliyetlerini düşürerek işletmelerinin piyasa rekabetinde avantajlı ya da daha karlı noktaya getirilmesidir.
Vergi Planlamasının Çeşitleri
Vergi planlamasını iki ana başlık altında incelemek mümkündür.
Bunlardan ilki tamamen yasal sınırlar içerisinde mükelleflerin en az vergi ödemelerinin sağlandığı normal vergi planlamasıdır. Diğeri ise uygulamada ve literatürde agresif vergi planlaması olarak ifade edilen yasalardaki sınırları zorlayan, muvazaalı işlemlere dayanan, çok sayıda farklılaştırma ve uluslararası boyutta ayakları olan, vergi cennetleri ile uluslararası mevzuat ve anlaşmalardaki belirsizlikleri lehe kullanma güdüsüyle yapılmış, görünürde yasal fakat tespiti halinde mükellefleri zor durumda bırakacak planlamalardır. Dolayısıyla ilk etapta daha avantajlı gibi görünse de beraberinde yüksek riski de getiren agresif vergi planlaması konunun dışında tutulacaktır.
Sonraki açıklamalar normal ve yasal sınırlar dahilindeki vergi planlamasına ilişkindir.
Planlamanın Zamanı
Her planlama gibi vergi planlamasının da mükellefler lehine olanı; henüz yatırım kararı alınmadan ve faaliyete geçmeden önce, yapılacak işin ya da faaliyetin vergisel yönleriyle değerlendirilmesidir. Böylelikle yatırımın karlılığını doğrudan etkileyecek olan vergi maliyetleri en baştan doğru bir şekilde tespit edilerek yatırım kararını gözden geçirme imkânı tanımakta, karlılığın öngörülmesine katkı sağlamaktadır. Ayrıca, henüz yatırım yapılmaya başlanmadığından vergi kanunlarındaki şarta bağlı istisna, muafiyet ve diğer hususlar ile daha düşük vergi oranı sağlayacak değiştirilmesi mümkün unsurlar dikkate alınarak yatırımda yapılacak bazı değişikliklerle ya da başvurularla vergi maliyetleri önemli ölçüde azaltılabilecektir.
Diğer taraftan halihazırda devam eden iş ve işlemlerde de yine gerekli planlama çalışmaları yapılarak işletmelerin vergi avantajı sağlaması mümkündür. Bu nedenle, işletmenin mevcut işlerinin analiz edilerek vergi kanunları karşısındaki durumu değerlendirilir, mümkün olduğu ölçüde bazı işlemlerin revizyonu ile vergisel avantaj sağlanabilmektedir. Sonuç itibariyle tavsiye edilen yatırım kararı öncesinde olmakla birlikte işletme döneminde de vergi planlaması mükellefler için tavsiye edilmektedir.
Planlamanın Yasallığı
Vergi planlaması yasaların öngördüğü kurallar çerçevesinde yapıldığı müddetçe mükellefler yönünden risk taşımamaktadır ve hukuka uygundur. Vergi kaçakçılığı ve vergi kaçırma durumları vergi planlamasının enstrümanlarından olamaz. Zira her ikisi de yasa dışıdır ve danışmanlık kapsamında önerilmeyeceği tabiidir. Vergi kanunlarında pek çok istisna tutulan işlem, teşvik edilen uygulama, muaf tutulan kişi ve kurumlar ile mükelleflere tanınan seçimlik haklar mevcuttur. Çok basit olarak örnek vermek gerekirse amortisman yönteminin değiştirilmesi dahi ödenecek verginin tutarını değiştirecektir. Benzer şekilde örneğin mevcut durumda bir kurumlar vergisi istisnasının dört şartından üçünü sağlayan bir işletme için mümkün olan dördüncü şartın da gerçekleştirilmesinin sağlanması ile birlikte ilgili kazancın istisna kapsamında ele alınması mümkün olacaktır.
İlaveten, reeskont uygulamaları, bağış ve yardımlar, sponsorluklar, karın sermayeye ilavesi, nakdi sermaye artırımı, birleşme, bölünme, devir gibi şirket yapılandırmaları, Ar-Ge indirimleri, yenileme fonu ve daha pek çok vergi ve muhasebe uygulaması yasal olarak mükellefler için uygulanması mümkün olan planlama araçlarıdır. Her durumda bunların hepsinin mükelleflerin tamamı için uygulanabilir olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu nedenle her mükellef veya teşekkül için özel olarak tespit edilmesi ve hesaplanması gerekmekte, bu gereklilik de söz konusu planlamadaki danışmanlığın konusunu oluşturmaktadır.
Vergi Planlaması Yapmak
Yatırım öncesinde veya işletme döneminde icra edilen ya da edilecek faaliyetin tabi olunacağı mükellefiyet türleri, vergi oranları, ödeme zamanları, faydalanılabilecek her türlü vergi veya muhasebe uygulamalarına mükelleflerin her zaman hâkim olması ve her alternatifi değerlendirilebilmeleri çok mümkün değildir. Öyle ki, mükellefler daha çok kendi faaliyetlerine odaklanmaktadır. Ayrıca vergi mevzuatı, vergi tekniği ve muhasebe uygulamaları, ciddi eğitim ve tecrübe gerektiren, bu konular üzerine çalışmamış, uzmanlaşmamış kişilerin planlama düzeyinde bilgi sahibi olamayacağı konulardır. Bu nedenle vergi planlaması konusunda ihtisas sahibi kişilerden danışmanlık alınması tavsiye edilmektedir.