Vergi İncelemesi Hakkında
Vergi incelemesi kısaca, halihazırda mükellefiyeti bulunanlar veya ilgili vergilendirme döneminde mükellef olması gerekenler nezdinde, incelemeye yetkililer tarafından yürütülen ve ödenmesi gereken verginin araştırılarak tespit edilmesidir. Yapılacak inceleme ile herhangi bir vergi türüne ilişkin olarak ilgili dönemde eksik tahakkuk etmiş olduğu tespit edilen vergiler için ikmâlen ya da re’sen tarhiyat yapılması önerilerek ödenmesi gereken verginin tam olarak ödenmiş olması sağlanmaktadır.
Vergi incelemesine ilişkin yasal düzenlemelere 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 134 ila 141. maddelerinde yer verilmiştir. Kanun’un 134 maddesinde “Vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır.” düzenlemesine yer verilmiş devamında ise incelemenin, işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin fiili envanterinin yapılmasına ve beyannamelerde gösterilmesi gereken unsurların incelenmesini de kapsayacak şekilde yapılabileceği belirtilmiştir. Bu hükümlerin dışında ise vergi incelemesinin nasıl yapılacağı, hangi tekniklerin kullanılabileceği ya da kullanılması gerektiği, incelemenin sınırlarının ne olduğu gibi çok önemli konularda herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.
Bu nedenle vergi incelemesi ile belirlenen maksadın sağlanabilmesi için yürütülen süreçte, incelemeyi gerçekleştirenin,;mükellefi, mükellefin iş ve işlemlerini, muhataplarını, defter ve belge düzenini, olayları ve diğer sair değişkenlerini dikkate alarak her incelemede gerekli tespit ve değerlendirmeleri yapması gerekmektedir. Dolayısıyla tek tip bir inceleme süreci olmayacağı gibi aynı konuda yapılacak bir incelemeyi bir başka denetim elemanı ya da yetkilinin farklı bir şekilde gerçekleştirmesi ve buna bağlı olarak farklı bir sonuca ulaşması da gayet mümkündür. Öyle ki, incelemenin adım adım nasıl gerçekleştirilmesine ilişkin belirlenmiş bir standart prosedür ya da protokol bulunmamaktadır. Bu durum denetimin mantığı gereğidir ve her incelemenin değişkenlerinin farklı olacağı/olabileceği temel fikrine dayanır. Gerek yasalarla ve gerekse ikincil mevzuat ile belirlenen sınırlar dahilinde; sürecin nasıl yürütüleceği, gereklilikleri, tespit vasıtaları ve kullanılacak deliller ile bunlara bağlı değerlendirmeler ve yapılacak hesaplamalar doğrultusunda varılacak sonuç ile ödenmesi gereken verginin doğruluğunun sağlanmasına çalışılacaktır.
Vergi İncelemesinde Süreç Yönetimi
Mükellefler için bu kadar önemli bir sürecin önemli belirsizliklerinin olması ve buna bağlı olarak sonucun değişken olabilmesi, süreç yönetiminin önemini daha da artırmaktadır. En esas haliyle vergi incelemesinde, Hazine/Devlet adına hareket eden incelemeye yetkili ile nezdinde inceleme yapılan mükellef veya potansiyel mükellef olmak üzere iki taraf vardır. Her iki tarafın da durumu süreç için önemlidir ve sonucu etkileyecektir. İncelemeyi gerçekleştiren yetkilinin; vergi incelemesi konusundaki yetkinliği, hukuka bağlılığı, mükellef haklarına riayeti, tespitler ve olaylardaki takdir hakkını kullanma biçimi ile kanunî ve idarî kuralları yorumlama tarzı vergi incelemesinde hem sürecin işleyişini hem de sonucunu değiştirecektir. Benzer şekilde mükelleflerin de yasal defter ve belgelerinin durumu, muhasebe sistemi ve kayıtları, beyannamelerinin durumu, iş ve işlemleri ile olaylara ilişkin delilleri toplayabilme ve sunabilme kabiliyeti, iddialar karşısında gerekli ve yeterli savunmayı yapabilecek mevzuat ve muhasebe bilgisi, inceleme sürecine ilişkin haklarının farkındalığı gibi hususlar süreç için önem arz etmektedir.
Her ne kadar belli bazı kuralları ve sınırları olsa da izah edilen değişkenler nedeniyle vergi incelemeleri neticesinde varılan sonuç gerçek durumdan mükellef lehine veya aleyhine farklı olabilecektir. Buna bağlı olarak vergi incelemesine istinaden tarh edilen vergiler ile kesilen cezalar için açılmış çok sayıda dava bulunmaktadır. Diğer taraftan mükelleflerin aynı hesap döneminin aynı ya da farklı konuda tekrar incelendiği de uygulamada görülmektedir. Ayrıca mükelleflerin tarhiyat öncesinde derhal uzlaştığı da uygulamada sıkça karşılaşılan bir durumdur.
Konuya hangi açıdan bakılırsa bakılsın vergi incelemesindeki iki tarafın, inceleme ve vergi/muhasebe bilgisinin dengeli olmadığı açıktır. Diğer bir ifadeyle tarafların bilgi ve tecrübesi simetrik değildir. Tarafların profilleri dikkate alındığında, dengenin mükellefler aleyhine bozuk olduğu açıktır.
Sonuç olarak vergi incelemesi; kendine mahsus kuralları, teknikleri ve işleyişi olan, çok fazla değişkene bağlı olarak sonucun da değişebildiği, esasen gerçekten ödenmesi gereken verginin ödenmesinin sağlanması için yetkili kişilerce gerçekleştirilen hem malî hem de hukukî dinamikleri olan idarî bir faaliyettir. Tarafların bilgi ve inceleme asimetrisinin giderilmiş olması sürecin mükelleflerin aleyhine sonuçlanmaması yönünden büyük öneme sahiptir. Bunu sağlayacak husus ise bu konuda mükelleflerin danışmanlık alması olacaktır.